Kayıtlar

Annelik demek...

Annelik demek diye başlık attım ama kadınlıktan girip annelikten çıkacağım. Biz kadınlar çiftli sayıda arkadaşlıklarda iyiyizdir. 3., 5. vb. kişiler genelde sorun yaratır, 2, 4, 6 vb. olmalıyız ki aramızda rekabet olmasın. Bahçede bakıyorum kız çocukları da aynı, 2 kişiyken çok güzel oynuyorlar 3. bir kız geldiğinde dengeler şaşıyor, bir kavga bir kıyamet. Yok benle az oynadın, ona daha çok güldün, bebeğini ona verdin bana vermedin. Dün baktım bizim kız Z. ile bir oyun tutturmuş dünyayı görmüyor, bir süre sonra I. geldi oyuna katıldı, sonrasında vızıldamaya başladılar, baktım iş ciddiye biniyor. I. ı çağırdım yanıma, aman dedim boş ver onları gel biz seninle kelime oyunu oynayalım, başladık oynamaya, kelime oyunu yetmedi şarkılar söyledik baya bir oyalandık, sonrasında da I. evine gitti. Böylece kavga gürültü olmadan bir bahçe gününü daha kapattık. Demek ki dedim kendi kendime, annelik demek, kızın arkadaşıyla güzelce oynasın diye, yeri geldiğinde kızının diğer arkadaşıyla oyna...

Polisler şimdi ne düşünüyorlardır ?

Bilmiyorum başka ülkelerde de böyle midir ? Ama bizim ülkemizde sıradan bir vatandaş bile olsanız, polisten korkasınız. Sıradan vatandaştan kastım ne; işinde gücüde olan, yasa dışı bir işi olmayan vb. Hani hep söylenir ya, telefonlarımız dinleniyor, facebook hesaplarımız izleniyor, kimlerle arkadaşız, hangi yazıları beğenmişiz...... Bazen hükümeti yeren bir yazıyı paylaşmak bile suç olabilir diyorlar ya da karşı çıktığınız bir uygulama var ve yürüyüşe katıldınız, tamamen 'demokratik' hakkınızı kullandınız ama fotoğraflarınız çekiliyor ve fişleniyorsunuz vb. Polis korkusu öyle bir işlemiş ki, dolandırıcılar bile sadece telefon ederek ben komiserim şu hesaba para yatır diye insanların paralarını ele geçirebiliyorlar ve çok az kimse kardeşim polissen polissin, o zaman beni en yakın karakola çağır diyebiliyor. Son bir haftadır sosyal medyadan duymayan kalmamıştır herhalde, bir milletvekili oğlu tartıştığı polisi teşhis etmek için o karakoldaki tüm polisleri sıraya dizmiş,in...

Dilerdim ki doğru olmasın....

Resim
Bu fotoğraf 1900′lü yılların başında, Belçika Kralı II. Leopold’un Afrika’daki sömürgelerinden biri olan Kongo’da, bir din adamı tarafından gizlice çekilmiş. Fotoğraftaki adam, kendisi gibi köle olan ve yeterince kauçuk toplayamadığı için c...ezalandırılan 5 yaşındaki kızının kesilen sol eli ve sağ ayağına bakıyor. Bu korkunç fotoğraf 1885 ve 1908 yılları arasında Kral Leopold’un Afrika’daki hakimiyeti süresince işlenen 5 milyon cinayet ve sayısız işkenceden sadece birisinin tanığı ve Kral Leopold’un, Afrika’da sahip olduğu topraklardan elini çekmesi ile sonuçlanan medya tepkisini başlatan belgelerden birisi. İnternet’te bu fotoğrafın altındaki tartışmalardan birisinde Belçikalı olduğunu söyleyen biri şu yorumu yazmıştı: “Belçikalıyım, dahası bir tarihçiyim. Belçika’nın geçmişindeki bu utancın 4 yıl boyunca aldığım dersler içinde bir kez olsun tartışılmamış olmasını son derece dehşet verici buluyorum”. Dünya üzerinde benzer haksızlıkların hiç yaşanmamış olduğu bir karış...

3. Köprü Meselesi

Eşim, karşıya geçmek üzere 07:30 da evden (Ataşehir) çıktı ve 10:15 gibi aradığında hala köprüye ulaşamadığını söyledi. Ortalık lunaparklarda ki çarpışan oto alanı gibiymiş ve herkes birbirinin üzerine sürüyormuş. Kendisine sakin olmasını; o grubun içinde bunu her gün yaşayan ve üstüne oruç tutanlar olduğunu, kendisi için ayda yılda bir olan bir şey olduğunu söyleyip sakinleştirmeye çalıştım. Ama gerçekten yazık ve ayıp. Onca harcanan zaman, yakıt, insanların verimi.... Koltuğa seçilip oturmakla olmuyor işte bu işler. Kafa lazım, insana saygı lazım. Madem yöneticiyim diye aday oluyorsun ve seçiliyorsun. Ben yaptım oldu ile değil, insanların hayatını zorlaştırmadan nasıl çözüm bulurum diye düşüneceksin. Öyle şark kurnazlığı ile verilen cevaplar; Tatile çıkın, benim evimden görünmüyor... bizim karnımızı doyurmuyor, üstüne kendinizi komik duruma düşürüyorsunuz. Bir de bu çilenin üzerinde dolaşan bir dedikodu var ki, diliyorum doğru değildir. 3. Köprü' nün yapımıyla ilgili ge...

gündem

Nur topu gibi 1200 km lik sorunlu bir sınır hattımız oldu; buna basiretsizlik mi dersiniz? Tarihten ders alamamak mı? Yoksa eş başkanlık mı ? Karar sizin. Arakanlı müslümanlar ile ilgili resimler dolaşıyor. Budistler, bebekleri ellerinden bağlamışlar, suya atıp izlemişler, yakmışlar. Akılların alamayacağı görüntüler. Sahi sizin aklınız alıyor mu bunca vahşeti ? Sosyal medyadan çağrı var müslümanlara bu yapılanlara sessiz kalmayın diye, müslüman olmasalar sesiz kalabilir miydik yani? Bu kadar mı mecburuz ayrışmaya ? Çok acı.... Durmadan ötekilerle savaşıp, acıtıyoruz bizim gibi olmayanları. Hep kamplaşıyoruz, siz biz oluyoruz. Şu koca dünyayı paylaşmak gerçekten bu kadar mı zor ?

Dua'm

Bir şeylere sahip oldukça, daha fazlasını isteyen bir insan haline gelmemeyi diliyorum, kızımın büyüme hezeyanları karşısında fırtınaya direnen bir çınar gibi eğilip bükülmeyi ama kırılmamayı diliyorum, kendi kendimle hesaplaşmalarımda boğulmamayı diliyorum, evladımı iyi yetiştirebilmeyi diliyorum, elimde olanların kıymetini laf olsun diye değil gerçekten bilebilmeyi diliyorum, günün sonunda bugünü de yaşayabildim diyebilmeyi diliyorum.....

bugün ki düşüncem

İşlerimin çok yoğun olmadığı ofis günlerinde bazen, bugün de olduğu gibi şöyle düşünmekten alamıyorum kendimi: Dışarıda hayat gürül gürül akıyor ve sen burada dört duvar arasındasın....