biraz ustalar, biraz çitlembiğim...

1 haftadır ev şantiye halinde kapıları değiştirdik, değiştirmez olaydık da diyemiyorum çünkü sonuç güzel oldu. Ama usta milletine güven olmayacağını bir kez daha altını çizerek anlamış oldum. Bir kere mi zamanında ve eksiksiz yapılmaz, bu mudur bu işin raconu?

Pazartesi sabahı kapıların sökülmesi ile başladı süreç tabi ki geç geldiler, bir sonraki gün boya badana işi için başka bir ekip geldi iki günde teslim ederiz dediler tabi ki üçüncü güne sarktı, dün kapılar geldi , tek tek ölçü aldıkları halde kapılar küçük, hadi dedik yanlar poliüretanla kapatılır -yarın bir gün eşya çıkarıp sokmaya çalışınca o kapılardan nasıl olacak hiç bilemiyorum- hatta mutfağın ki o kadar küçük ki yanlarını poliüretanla doldurulması bile mümkün olmadı ve bugün yeni kapı getirmek üzere çekip gittiler, şimdi de eşime diyorlarmış ki öyle bir günde olur mu beyefendi daha kuruyacak vs. bir süre eve usta sokmam herhalde diye düşünüyorum, Allah zorunda bırakmasın.

Bu süreçte sefil olmasın diye bizim çitlembiği tatil dönüşü ananeye bıraktık –ki çok doğru bir karar olmuş – bugün babası alıp gelecek o da ayrı bir hikaye; dün akşam babamızın arabasını çekmişler bugün öğlen saatlerinde ancak alabildi. Özel sektöründen, devlet sektörüne tek bir amacı var sanki insanların diğerlerinin hayatını nasıl zorlaştırabilirim acaba?

Dün babamız çitlembiğin yanına varınca, üstünü örttüğü duygular depreşti herhalde dakikalarca telefonu kapatmak istemedi benimle konuşurken, anne gitme dedi, onun rızası oluncaya kadar öyle konuştuk telefonda. Oldukça sık denebilecek aralıklarla bırakıyoruz anane ya da babaneye, gitmeden bir gün öncesinde anlatıyoruz, gidip geleceğimizi. Nasıl bir olgunluk görseniz, hiç çaçaronluk yapmadı şimdiye kadar ama yüzüne oturan ifade; aslında hiç istemiyorum gitmenizi ama siz karar vermişsiniz zaten ne yapalım, hadi gidin de bir an önce de gelin madem. Uzaktayken telefon ediyoruz anane ya da babane soruyor konuşmak ister misin diye, sesimizi duyunca dayanamam diye konuşmuyor. Öyle de vakuruz yani. Bazen keşke diyorum ağlasa dökse içindekileri, güçlü görünmeye çalışmak daha çok ağır bir yükmüş gibi geliyor onun küçücük yüreğine.

Özlemişim çitlembiğimi şunları yazarken bile burnum sızladı, gözlerim doldu, hayırlısı ile gelsinler inşallah…

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

babama - ode to my father -ode an meinen Vater

Ataerkillik- Patriarchy - Patriarchat

Aforizmalar- aphorisms- aphorismen