Kayıtlar

Chris Isaak

Resim
Gençliğimde klip şarkılarından bildiğim, sesinin rengini hep farklı bulduğum Chris Issak ' in bu kadar beyefendi ve ince düşünceli biri olduğu aklıma gelmezdi. Konsere çıkarken seçtiği takımın Turkuaz renkte olması ve üzerinde ki lale desenleri, biz İstanbullular' a çok zarif bir selamdı. Şarkılar arasında yaptığı konuşmalar çok ince esprilerle doluydu ve bana bizim Erol Evgin'imizi hatırlattı. Meğer kolej mezunuymuş. Eğitim; kattıklarını almaya hazırsanız, ne kadar çok fark yaratabiliyor. Teşekkürler Chris Isaak. I had never thought that Chris Issak, whom I knew from his music videos when I was young and whose voice color I always found different, was such a gentleman and thoughtful person. The turquoise color of the suit he chose for the concert and the tulip patterns on it were a very elegant salute to us Istanbulites. The conversations he made between songs were full of very subtle jokes and reminded me of our Erol Evgin. I learnt from him that he is colleg...

Doğa Ana- Mother Nature - Mutter Natur

Resim
Bu resim, İzmir'e son seyahatimizde kaldığımız otelin penceresinden. Uzun yıllardır kullanılmayan bir Rum evi. Ve ağaçlar bahçesinde değil, binanın içinde büyümüş. Kim bilir kimlerin gelip geçtiği bu evde, şimdi akasyalar yaşıyor. Doğa ananın hem bizi, hem kendini yenileme ve iyileştirme gücü büyüleyici. Bunu hiç unutmasak ve doğa anaya şans versek bu dünya bambaşka bir şeye dönüşebilir ... This picture is from the window of the hotel, we stayed in on our last trip to Izmir. A Greek house that has not been used for many years. And the trees grew inside the building, not in the garden. Acacias now live in this house, who knows who have lived before. The power of mother nature to renew and heal both us and herself is fascinating. If we never forget this and give mother nature a chance, this world can turn into something completely different... Dieses Bild ist aus dem Fenster des Hotels, in dem wir bei unserer letzten Reise nach Izmir übernachtet haben. Ein griechisches Hau...

Scorpions & Andre Bocelli

Resim
Bazı konserler var, youtube da ya da başka bir mecrada ne zaman denk gelsem, orada olmak ne güzel olurdu dediğim. Ve orada olanların da benim gibi konser kaydına denk geldiklerinde, özlemle , oradaydım ben dediklerini düşünürüm ... Örneğin; Queen - Wembley '86 konseri, Michael Jackson Super Bowl 93, vb. 25 Mayıs 2024 Scorpions İstanbul ve 8 Haziran 2024 Andre Bocelli İstanbul konserleri benim için böyle olacak. Gelecekte ne zaman denk gelsem, ne zaman düşünsem. Oradaydım... diyeceğim There are some concerts that, whenever I come across them on YouTube or another media, I say how nice it would be to be there. And I think that those who were there, like me, say with nostalgia when they come across the recording of the concert, I was there... For example; Queen - Wembley '86 concert, Michael Jackson Super Bowl 93 and etc. The Scorpions Istanbul concerts on May 25, 2024 and Andre Bocelli Istanbul concerts on June 8, 2024 will be like this for me. Whenever I come across i...

Kızıma şiir - Poem to my daughter - Gedicht an meine Tochter

Resim
Dün "anne beni kucağıma al" diyen kızım, şimdi 17 yaşında ... ah zaman, hızlı geçiyorsun, hep güzel tortular bırakman dileğiyle ... Sen Benim Üzerine çiğ düşmüş Haziran gülümsün Sen Benim Hep mutlu ol diye Dua ettiğimsin My daughter, who said "Mom, take me in your arms " yesterday, is now 17 years old... oh time, you pass so fast, I hope you always leave beautiful memories... You are Mine June rose Dew has fallen on it You are Mine You are the one I pray for To always be happy Meine Tochter, die gestern sagte „Mama, nimm mich in die Arme“, ist jetzt 17 Jahre alt... oh Zeit, du verfährst so schnell, ich hoffe, du hinterlässt immer schöne Erinnerungen... Du bist mein Junirose Tau ist darauf gefallen Du bist mein Du bist diejenige, für die ich bete Dass du immer glücklich bist link for letter to my daughter https://dideden.blogspot.com/2010/10/kzma-mektup.html

Acı, Pain, der Schmerz

Resim
Taş olsam çatlardım, insandım da dayandım ... Kime ait olduğunu bilmediğim bu söz insanın acılara karşı ne kadar hırpalansa, yaralansa da, nasıl da dayandığını, içimi sızlatarak anımsatıyor... Nice acılar gördük, tanık olduk, başkalarının acılarını kendimizin gibi hissettik (ya da hissettiğimizi düşündük, sahi başkasının acısını gerçekten hissetmek mümkün müdür?) ... ve hala buradayız ... Dayanması mümkün olan, vakitli acılara şükürle ... If I were a stone, I would crack, but I were a human, I endured... This quote, which I don't know to whom it belongs, reminds me, with an aching heart, how a person endures pain, no matter how beaten and injured he/she is... We have seen and witnessed many pains, we have felt the pain of others as our own (or we thought we felt it, Is it really possible to feel someone else's pain?) ... and we are still here ... Thankful for the pain that is possible to endure... Wenn ich ein Stein wäre, würde ich zerbrechen, aber ich wäre ein Mensch...

yeşil papaz erik- greengage plum - greengage-pflaume

Resim
Yeşil papaz eriği oldum olası çok severim, can erik gibi dişleri de kamaştırmaz. Şu an tam mevsimini yaşarken, doyasıya tüketiyorum, yaramazlık olduğunu bilsem de, tuz da ekleyerek. Papaz yeşil erik beni her yediğimde iki çok net çocukluk anısına götürüyor, ikisi de ilkokula ait; İlki, okula giderken anayolu geçmek için kullandığımız yaya alt geçidinin girişinde, arabada satılan eriği alışım, okulun girişinde sol tarafta ki çeşmede yıkayıp, ders başlayana kadar yediğim anlar.... Diğeri, okuldan eve geliyorum, dolaptan çıkarıp yıkıyorum ve ödev yaparken her yaptığım soru sonrası kendimi erikle ödüllendirdiğim anlar ... İkisini de hatırlamak hem huzur , hem mutluluk veriyor. Üzerinden geçen zaman ise, hayret verici ... I have always loved greenage priest ( i am not sure if this kind identified like that) plum, it does not make teeth sensitive like sour plum. Right now, during the top season, I eat everyday a lot, adding salt even though I know it's naughty. Greenage priest p...

Freud

Resim
Yenilerde okuduğum kitap; Freud- Psikanaliz Üzerine. Günlük hayatta sıklıkla karşımıza çıkıp, ismini telaffuz ettiğimiz biri. Ancak ben şimdi, bu yaşımda, ilk defa bir kitabını okudum. İlk defa 1900 lerin başında yayınlanan bu kitapta, günümüzde değişen/gelişen birçok kavram var ancak zamanının çok ötesinde kavramlar ve yaklaşımlar da içeriyor. Ve yorumlarında/yaklaşımlarında Freud' un düşünce yapısını ve karakterini de görüyorsunuz. Ben bu kitabı okurken ne kadar Freud cahili biri olduğumu gördüm. Satır aralarında karşılaştığım, kadın düşmalığı şaşırttı. Hatta yanlış düşünüyorumdur diye; Google'da '' Freud kadın düşmanı mıydı? diye arattım'' Ve evet; kendisini, kadın düşmanı olarak nitelendiren birçok değerlendirme ile karşılaştım. Ne acayip değil mi? Psikanaliz kavramını yaratıp, bu dalda devrim yaratıyorsunuz ancak içinizde bir yerde çözemediğiniz birşey var. Belki de herşey bu çözülemeyen düşmanlık yüzündendir ... The book I recently read; Freud...