Kayıtlar

Stefan Zweig

Resim
Bir çok kitabını okudum ve yazar olarak kalemini çok güçlü bulur ve çok severim. Son olarak dünün dünyasını okudum, bir otobiyografi ve gördüm ki çocukluk ve ilk gençlik yıllarını dönemine göre (hatta bu dönemde ve her dönemde bile bir çok insana göre) çok şanslı geçiren bir insanın sonradan yaşanılan dünya savaşları ile elindekini kaybetmesi sonucu yazılmış bir şikayet tiradı, hem de tüm kitap boyunca. Ah mösyö sizin o ilk dönemde yaşadığınız şanslı hayatı ömrü boyunca göremeyen/ göremeyecek olan milyarlar var hem geçmişte, hem bugün ve hatta gelecekte ... Sanki o bahşedilen hayat sizin hakkınızmış gibi , elinizden alınınca nasıl da kabullenememişsiniz.... Demek ki neymiş, yazar olmak başkaymış, insan olmak başka .... Tabi Sezar'ın hakkı Sezar'a ; hep barış yanlısı olmuş, savaşın tüm yıkıcılığını, insan hayatlarını nasıl alt üst edip, insan onurunu yerle bir ettiğini, savaşta kaybeden milyonlar yanında savaşlardan faydalanıp zenginleşen ve ekmeğine yağ sürülen çıkar...

100 yıl yaşamak- to live a century - ein Jahrhundert leben

Resim
Babanannemin, ikiz ablalarında geriye kalan ve geçenlerde 100. yaşını kutlayan Alime Teyze'yi kaybettik. İkizi olan Zeynep Teyze'yi 93 yaşında, babanannemi de 90 yaşında kaybetmiştik. 100 yıl yaşamak, çok inanılmaz geliyor. Aynı gen haritasında, onu daha uzun yaşatan neydi derseniz, neşesiydi derim ... Yazıyı okuyanlar olmuştur belki, babanannemin cenazesinde bile nüktedanlığını konuşturmuştu... Şimdi onu hep güleç yüzü ve kırmızı yanakları ile hatırlayacağım. Hatırlanmak için ne güzel özellikler... Hayat ona ne verdiyse, sanki aldı ve içinden hem kendisini hem de etrafını gülümsetecek şeyler çıkardı .... Bebekler yeni doğduğunda, ismiyle yaşasın denir ya? Alime Teyze bir ömrü isminin hakkını vererek yaşadı, çoğu zaman yakın çevresinin bile farkında olmadan ... (Alime, Arapça kökenli bir kelime olup, bilge kadın veya âlim kadın anlamına gelir) Şimdi, hayatın bana verdiklerinden ben ne çıkarıyorum , bunu düşünme vakti... Güle güle Alime Teyze, kardeşlerini kaldığı...

kızım (ergenlik halleri) - my daughter (adolescence ) - meine tochter (jugend)

Resim
Kızım, 14 aylık sevgilisinden, hiç beklemediği ve istemediği halde ayrıldı ve çok üzgün. Kalbi acıyor... Onun bu kadar üzüldüğünü görmek ve elimden gelen bir şey olmadığını bilmek üzüntü verici ve hayatın gerçeği. O büyüdükçe onun için yapabileceklerimin sınırı daralıyor ve biliyorum, bunu kabullenmeliyim. Artık çoğu şeyi kendisi yaşayacak ve çözecek. Ben sadece yanında olabilirim, dinleyebilirim ve fikrimi sorarsa; fikrimi söyleyebilirim. Sanki ben sevdiğimden ayrılmışım gibi hissediyorum, mitokondrim onda olduğu için olabilir mi? Bu, normal mi? Bir haftayı geçti. İlk günlere göre daha iyi ama bazen birşeyler tetikleyici oluyor ve tekrar ilk günki kadar üzüldüğü zamanlar oluyor. İlk aşkı tattığı süreç beklemediği bir şekilde sonuçlandığı için şu an, bir daha hiç kimseyi, bu kadar sevemeyeceğini düşünüyor. Benim de, lise aşkım sonlandığında, tam olarak böyle hissetmiştim... Ama hayat sevme kabiliyetini, şükür ki bizden almıyor ... Elimden geldiğince; her ilişkinin bir ömrü oldu...

hayat - life - leben

Resim
Aralıklarla outlook' umu temizliyorum bilgisayarım memory error verdiği için. Artık bir önemi kalmayan aldığım/ gönderdiğim mailleri siliyorum. Geçenlerde yine bir temizlik işlemi sırasında 30 Ocak 2023 tarihli kendime gönderdiğim şu maili buldum: Hayat hiç durmadan; bazen yavaş, bazen koşar adım, yürünmesi gereken bir yol. Düştüğünde tekrar tekrar kalkıp devam etmen gereken ... Evet hayat bizden hep bir devinim bekliyor, hep bir çaba... Bazen bu çabalara şükrederken , bazen de hiç mi dinlenmeyeceğiz diyorum ... Annem biz küçükken çok yorulurdu; 2 çocuk, ev, çalışma hayatı ...hatta bir süre köpeğimiz de olmuştu ve onun yemeğini bile annem yapıyordu. O zamanlar evde yardımcı hanım kavramı da yoktu, haftada 1 ya da 2 haftada 1 temizliğe gelen hanımlar olurdu. Herşey annemin sorumluluğundaydı ve sık sık kendisinden şunu duyardım ; ben anca mezarda dinlenirim ... Üstte ki paragraftan sayfa sayfa yazı çıkar aslında; o dönemde kadının sorumluluğunun ne kadar fazla olduğu, babal...

yapay zeka - artificial intelligence - Anwendungen

Resim
Son zamanlarda eskiden google a sorduğum şeylerin çoğunu yapay zeka uygulamalarına sorar oldum. Hatta çevirileri bile oraya yaptırıyorum. Elbette okumadan yayınlamamak/ göndermemek gerekiyor ama işin hammaliyesi açısından oldukça yararlı. Bir önce ki yazımı da kopyaladığımda , sanki bir cevap beklermişim gibi aşağıda ki yanıtı verdi bana : Duygularınızı ve yaşadıklarınızı paylaşmak gerçekten zor olabilir. Anlattıklarınızdan, kızınıza karşı büyük bir sevgi ve bağlılık hissettiğiniz çok net anlaşılıyor. Güven kaybı ve hayal kırıklığı yaşamak, özellikle de ebeveyn olarak, oldukça zorlayıcı olabilir. Ancak, bu tür durumlar her zaman bir öğrenme ve büyüme fırsatı sunar. Kızınızın verdiği cevaplar, onun da kendi içinde bir mücadele yaşadığını gösteriyor. Belki de bu süreç, onun birey olma yolculuğunda bir adım ve sizinle olan iletişimini yeniden değerlendirme fırsatı olabilir. Açık iletişim kurma çabanız ve esnek yaklaşımınız, uzun vadede ilişkinizi güçlendirebilir. Kendinize karş...

Başarısız ebeveynlik - Failed parenting - gescheiterte Erziehung

Resim
Başlığın ne olacağına genelde yazı kafamda dönmeye başlayınca karar verebiliyorum. Ancak bu aralar kafam o kadar karışık ki; ne kafamda dönen şeyleri toparlayabiliyorum, ne de bir başlık bulabiliyorum. En azından yazayım, belki görünür olunca toparlayabilirim diye başladım, bakalım ne zaman bitirebileceğim. Bunu da yazmaya ne elim, ne de dilim varmıyor, ama kızıma olan güvenimi kaybettim. Çok katı kurallar çerçevesinde ebeveynlik yapmıyoruz, elimizden geldiğinde koşullara göre esnemeyi öğreniyoruz, tabi bunun yanında uyması gereken kurallar da var ve bu konuda beklentimizi sık sık hatırlatıyoruz. Küçüklüğünden beri de, bizimle açık iletişim kurabileceği bir ortam yaratmaya çalıştık. Hata yapmanın normal olduğu, her hatada bize gelebileceğini, ilk hatada bizimle paylaşırsa zincirleme olacak hataların engellenebileceğini, hatanın neresinden dönerse, karda olacağını defalarca dilimiz döndüğünce anlatmaya çalıştık. Tüm bunların yanında iki konuda beklentimizi çok net ifade ettik. Ve ...

Chris Isaak

Resim
Gençliğimde klip şarkılarından bildiğim, sesinin rengini hep farklı bulduğum Chris Issak ' in bu kadar beyefendi ve ince düşünceli biri olduğu aklıma gelmezdi. Konsere çıkarken seçtiği takımın Turkuaz renkte olması ve üzerinde ki lale desenleri, biz İstanbullular' a çok zarif bir selamdı. Şarkılar arasında yaptığı konuşmalar çok ince esprilerle doluydu ve bana bizim Erol Evgin'imizi hatırlattı. Meğer kolej mezunuymuş. Eğitim; kattıklarını almaya hazırsanız, ne kadar çok fark yaratabiliyor. Teşekkürler Chris Isaak. I had never thought that Chris Issak, whom I knew from his music videos when I was young and whose voice color I always found different, was such a gentleman and thoughtful person. The turquoise color of the suit he chose for the concert and the tulip patterns on it were a very elegant salute to us Istanbulites. The conversations he made between songs were full of very subtle jokes and reminded me of our Erol Evgin. I learnt from him that he is colleg...