Kayıtlar

bütün gözler bende- all eyes on me - alle Augen auf mich

Resim
Bu söylediğimi övünmek için söylemiyorum, yani hatta aslında bazen, hadi lanet diye abartmayayım ama insan ilişkilerinde zorlaştırıcı bir özellik olarak görüyorum. Algımın çok açık olduğuna inanıyorum ve insanların hareketlerini sadece olduğu gibi değil (bunu nasıl anlatacağım) altında yatan herşey ile hissettiğimi ve anladığımı düşünüyorum. Bu algı açıklığı bana bir çok insan halini görme fırstı veriyor. Bu hallerin bazılarına bir anlam verebiliyorum; yaşadıklarını/ hayatını düşününce ama bir hal var ki; ona hiç tolerans göstermek istemiyorum. Bu insan halini görünce, tüylerim diken diken oluyor ve hiç anlayış gösteresim gelmiyor. 'Bütün gözler bende' hali olarak özetleyebileceğim; bulunduğu ortamda ve hatta fiziksel olarak bulunamadığı ortamda bile sürekli yüksek bir şekilde ( bu sadece ses anlamında değil) ben buradayım; beni görün, farkedin ve varlığımı onaylayın dercesine her hareketi ve sözü ile kendi varlığını sürekli kanıtlama ihtiyacı içinde olan insanlar. Bu insan...

Dönence - Tropic - Wendepunkt

Resim
Dönence Artık kimseye kızgın olmak istemediğim, kızmak istemediğim bir dönemdeyim. Beni kimsenin yormasına izin veremeyeceğim daha fazla. Kendimle ve gelecekle ilgili planlarımı düşünmek istiyorum; A2 seviyesinde olan Almancamı ilerletmek ve evden Alman bir firma için çalışmak. Bu sene Almanca ile ilgili hedefime ulaşırsam seneye İtalyancaya başlamak. Kızım üniversiteye başlayınca ondan piano dersi almak ve piano çalmayı öğrenmek. Öğrenmeyi hiç bırakmamak.... Orta yaş krizi mi? Bilemiyorum... 48 denizinde yüzerken 'tutunamayanlar ' a (Oğuz Atay) başladım yine. Sanki daha önce bir telaş okumuşum, şimdi sindire sindire okumak istiyorum acele etmeden. Hayatı da belki hazmetmeyi öğrenmem gerekiyordur. Kendi küçük dünyam var, sonra kocaman dışarıda ki dünya var. Belki küçük sandığım dünyam o kadar küçük değildir. Belki her insan bir 'ALEM' dir ve herkes başka bir alemdir. Bir taraftan pek bir şey olmuyor gibi ( ki bu yaşımda rutinime şükretmeyi de öğrendim, rutinlerimizi ...

insanoğlu -human being - mensch

Resim
Bu kadar güzel şeyler yaparken, diğer taraftan nasıl bu kadar zalim olabiliyorsun? Hayat bir taraftan çok güzelken, nasıl diğer taraftantan bu kadar acı verici olabiliyor ? Ve sen insanoğlu; iyiyi veya kötüyü seçerken; hadi iyiliği seçmedin, kötülüğü nasıl seçiyorsun? Hadi bir faydan dokunmayacak, bari dur, sadece dur da, kötülüğün dokunmasa, olmaz mı? How can you be so cruel on one hand, while creating such beautiful things on the other? When life is so beautiful on one side, how can it be so painful on the other? And you, human being; when choosing between good and evil, if you don’t choose good, how do you choose evil? If you can’t contribute something good, at least stop—just stop—so your harm doesn’t spread. Can't you? Wie kannst du auf der einen Seite so grausam sein, während du auf der anderen Seite so schöne Dinge erschaffst? Wenn das Leben auf der einen Seite so schön ist, wie kann es auf der anderen Seite so schmerzhaft sein? Und du, Mensch; wenn du zwis...

Stefan Zweig

Resim
Bir çok kitabını okudum ve yazar olarak kalemini çok güçlü bulur ve çok severim. Son olarak dünün dünyasını okudum, bir otobiyografi ve gördüm ki çocukluk ve ilk gençlik yıllarını dönemine göre (hatta bu dönemde ve her dönemde bile bir çok insana göre) çok şanslı geçiren bir insanın sonradan yaşanılan dünya savaşları ile elindekini kaybetmesi sonucu yazılmış bir şikayet tiradı, hem de tüm kitap boyunca. Ah mösyö sizin o ilk dönemde yaşadığınız şanslı hayatı ömrü boyunca göremeyen/ göremeyecek olan milyarlar var hem geçmişte, hem bugün ve hatta gelecekte ... Sanki o bahşedilen hayat sizin hakkınızmış gibi , elinizden alınınca nasıl da kabullenememişsiniz.... Demek ki neymiş, yazar olmak başkaymış, insan olmak başka .... Tabi Sezar'ın hakkı Sezar'a ; hep barış yanlısı olmuş, savaşın tüm yıkıcılığını, insan hayatlarını nasıl alt üst edip, insan onurunu yerle bir ettiğini, savaşta kaybeden milyonlar yanında savaşlardan faydalanıp zenginleşen ve ekmeğine yağ sürülen çıkar...

100 yıl yaşamak- to live a century - ein Jahrhundert leben

Resim
Babanannemin, ikiz ablalarında geriye kalan ve geçenlerde 100. yaşını kutlayan Alime Teyze'yi kaybettik. İkizi olan Zeynep Teyze'yi 93 yaşında, babanannemi de 90 yaşında kaybetmiştik. 100 yıl yaşamak, çok inanılmaz geliyor. Aynı gen haritasında, onu daha uzun yaşatan neydi derseniz, neşesiydi derim ... Yazıyı okuyanlar olmuştur belki, babanannemin cenazesinde bile nüktedanlığını konuşturmuştu... Şimdi onu hep güleç yüzü ve kırmızı yanakları ile hatırlayacağım. Hatırlanmak için ne güzel özellikler... Hayat ona ne verdiyse, sanki aldı ve içinden hem kendisini hem de etrafını gülümsetecek şeyler çıkardı .... Bebekler yeni doğduğunda, ismiyle yaşasın denir ya? Alime Teyze bir ömrü isminin hakkını vererek yaşadı, çoğu zaman yakın çevresinin bile farkında olmadan ... (Alime, Arapça kökenli bir kelime olup, bilge kadın veya âlim kadın anlamına gelir) Şimdi, hayatın bana verdiklerinden ben ne çıkarıyorum , bunu düşünme vakti... Güle güle Alime Teyze, kardeşlerini kaldığı...

kızım (ergenlik halleri) - my daughter (adolescence ) - meine tochter (jugend)

Resim
Kızım, 14 aylık sevgilisinden, hiç beklemediği ve istemediği halde ayrıldı ve çok üzgün. Kalbi acıyor... Onun bu kadar üzüldüğünü görmek ve elimden gelen bir şey olmadığını bilmek üzüntü verici ve hayatın gerçeği. O büyüdükçe onun için yapabileceklerimin sınırı daralıyor ve biliyorum, bunu kabullenmeliyim. Artık çoğu şeyi kendisi yaşayacak ve çözecek. Ben sadece yanında olabilirim, dinleyebilirim ve fikrimi sorarsa; fikrimi söyleyebilirim. Sanki ben sevdiğimden ayrılmışım gibi hissediyorum, mitokondrim onda olduğu için olabilir mi? Bu, normal mi? Bir haftayı geçti. İlk günlere göre daha iyi ama bazen birşeyler tetikleyici oluyor ve tekrar ilk günki kadar üzüldüğü zamanlar oluyor. İlk aşkı tattığı süreç beklemediği bir şekilde sonuçlandığı için şu an, bir daha hiç kimseyi, bu kadar sevemeyeceğini düşünüyor. Benim de, lise aşkım sonlandığında, tam olarak böyle hissetmiştim... Ama hayat sevme kabiliyetini, şükür ki bizden almıyor ... Elimden geldiğince; her ilişkinin bir ömrü oldu...

hayat - life - leben

Resim
Aralıklarla outlook' umu temizliyorum bilgisayarım memory error verdiği için. Artık bir önemi kalmayan aldığım/ gönderdiğim mailleri siliyorum. Geçenlerde yine bir temizlik işlemi sırasında 30 Ocak 2023 tarihli kendime gönderdiğim şu maili buldum: Hayat hiç durmadan; bazen yavaş, bazen koşar adım, yürünmesi gereken bir yol. Düştüğünde tekrar tekrar kalkıp devam etmen gereken ... Evet hayat bizden hep bir devinim bekliyor, hep bir çaba... Bazen bu çabalara şükrederken , bazen de hiç mi dinlenmeyeceğiz diyorum ... Annem biz küçükken çok yorulurdu; 2 çocuk, ev, çalışma hayatı ...hatta bir süre köpeğimiz de olmuştu ve onun yemeğini bile annem yapıyordu. O zamanlar evde yardımcı hanım kavramı da yoktu, haftada 1 ya da 2 haftada 1 temizliğe gelen hanımlar olurdu. Herşey annemin sorumluluğundaydı ve sık sık kendisinden şunu duyardım ; ben anca mezarda dinlenirim ... Üstte ki paragraftan sayfa sayfa yazı çıkar aslında; o dönemde kadının sorumluluğunun ne kadar fazla olduğu, babal...